Advert
Bu haber 07 Eylül 2018 08:57:09 Tarihinde eklenmiştir.

Sinop sahibini arıyor!

Dün gece aniden bastıran yağmur Sinop'ta hayatı felç etti! İşte HALKSESİ.Com'un 05414301000 numaralı whatsapp ihbar hattına vatandaşlar tarafından gönderilen o görüntüyü yorumsuz olarak yayımlıyoruz.

Sinop sahibini arıyor!

Dün gece aniden bastıran yağmur Sinop’ta hayatı felç etti!

İşte HALKSESİ.Com’un  05414301000 numaralı whatsapp ihbar hattına vatandaşlar tarafından gönderilen o görüntüyü yorumsuz olarak yayımlıyoruz.

 

Etiketler
Yorum Yap
Güncel
Hesap Kitap İşi !
Hesap Kitap İşi !
Seçime bugün itibarıyla Tam 40 gün kalmış durumda… Ayrıca yüksek seçim kuruluna Başvuru için de yine bugün son gün… Ben bu satırları yazar iken AKP'nin Sinop il genel meclisi ve Belediye meclisi üyelikleri için ise Adayları henüz netlik kazanmamıştı… … Çünkü işi son güne bıraktılar ki Aday gösterilmeyenler, Başka partiye gidemesinler. Ya da bağımsız aday olamasınlar… Lakin düşünmüyorlar ki Kırgınlık, kızgınlığa dönüşmüş ise Parti de tutabilene aşk olsun! … Neyse… O partilerin sorunu… Ben, 31 Mart Pazar günü " BAĞIMSIZ " aday olarak AKP ve CHP adaylarının, Karşımda hezimet yaşayacaklarına inanıyorum. Tarih yazacağımı daha önce söylemiştim zaten. Onun için sözüme inanın ve bekleyin görün… … Bu seçimde Sinop merkezinde 36 bin seçmen Kendisine 5 yıl hizmet edecek başkanını seçmek için Sandıkların başlarına gidecekler… En son yapılan seçimde yani 24 Haziran 2018 yılındaki seçimde Seçmen sayısı 31 bin filandı 5 bin artış olmuş… Sırf ada mahallesindeki seçmen sayısı, Boyabat ilçesinin seçmen sayısından bile fazla … Anlayana gitsin diye de Bir dip not düşeyim… En son seçimde İYİ parti Sinop merkezinde 4 bin 192 oy almış. MHP'de 1.777 oy. Diğer partiler de 1.617 oy. Yani yaklaşık 8 bin oy. E şimdi buna 5 bin yeni oy daha eklendi Etti mi 13 bin oy… Bunlar şimdilik boşlukta! AKP'nin ise son seçimde oyu 10 bin filandı CHP'nin de 13 bin 600… Lakin o vakit ben yoktum yarışta Benim matematiğim zayıf! Biri şu 36 bin seçmeni, Üçe bölüversin bir zahmet… Her parti'den bana gelecek oyları da Hesap ederek tabi ki Benim de hısım akrabam, arkadaş dostum, Ve de Sevenlerim var elbet… Ağaç kovuğundan çıkmadım ya! Partilere karşı " BAĞIMSIZ" Halkıma yüreğimden bağlıyımdır… Sinop'ta yaşayan herkes bilir bunu!
Şaki
Şaki
Beğendim... Alacağım da, düşünüyorum... " Ne düşünüyorsun al git "dedi. Bende o an Gırgırına takıldım… " Bak para mara vermem ama " Ne dese iyi? " Verme kardeşim Ne yani senden kıymetli mi? " ... Öyle dedi diye alıp gitsem var ya Kesin Yolumu keser muhakkak... Samimi değil çünkü biliyorum... Ağız yapıyor işte! * Konumuz... " Samimiyet " Toplum olarak ne kadar samimiyiz, Onu yorumlayacağım bugün... (...) Ben birbirimize karşı Samimi olmadığımız inancımı taşıyorum... Yapmacık davranıyoruz... Rol yapıyoruz hatta... Kim kimi kandırıyor, Ya da kandırdığını sanıyor... Orası hayatın akışında saklı! * Gecen Cuma namazı sonrası Bir cenaze namazına katıldım çıkışta... Hoca soruyor: " Mevtayı nasıl bilirsiniz? " Hep bir ağızdan seslendiler... " İyi biliriz " Ben ise içimden dedim ki " Valla tanımıyorum Onun için bir şey diyemem " Hoca tekrar sordu... " Hakkınızı helal eder misiniz? " Herkes yine bir ağızdan seslendi " Helal olsun " Ben yine içimden konuştum! " Ne o beni tanır ne de ben onu Helalleşecek bir durumum yok " Şimdi bende size soruyorum... " Orada helalleşen kaç kişi Tanırdı acaba rahmetliyi? " Bence en fazla yirmi Hadi bilemedik otuz Ama nerde ise iki yüz kişi bağırdı " iyi bilirdik "diye Bilmedikleri halde ayıp olmasın diye söylediler Hatta günah korkusu ile Ama asıl günah, Yalan söylemeleri değil mi? Demek istediğim Allah'a karşı samimi değiller de Birbirlerine karşı mı samimi olacaklar? Samimi değil, alayı Şaki be bunların!
Ruh zayiyatı
Ruh zayiyatı
Memleketin her tarafı Hikaye, Öykü ve de Roman! Yazsan sayfalar almaz, Fakat anlatsan kimse anlamaz... Bir tuhaf ülkedir Türkiye ! ... Televizyon da genellikle haberleri izlerim… Dizi ne bilmem… Hele magazin hiç izlemem… Haber ve belgeseldir televizyon hayatım… ... Gazeteleri derseniz, Reklamları hariç, en son puntosuna kadar okurum… Bir satırını atlamam hiçbir köşe yazarının… Bundan da büyük bir zevk alır, Bir sade kahve ile tadına varırım gazete okumanın… ... Ne insan portleri var, Ne yaşam öyküleriyle dolu Türkiye, Anlatamam… Ki siz zaten yaşıyorsunuz! ... Dün haberlerde beni en çok üzen ise Platonik aşk yüzünden ölen iki kız öğrencinin olayı idi… Saplantılı,ruh hastası biri Kendisinin aşk teklifini kabul etmeyen Lise öğrencisini ve yanında bulunan kız arkadaşını Bindikleri servis aracında, Pompalı tüfek ile öldürdü… Sonra da kendi canına kıydı… ... Psikopat,Ruh hastası… Benzer başlıklarla çıktı gazetelerde haberler… Ben olsam, o haberin başlığını " Cinnet geçiriyoruz" diye atardım. Çünkü Toplum gerçekten cinnet geçiriyor! ... Yurdun dört bir yanından; Her gün her çeşit insandan, şiddet haberleri geliyor… Okumuşu, cahili herkes şiddete başvuruyor… Ne oluyor bize? Konya'da kocasının dövdüğü kadın Mahkemeye gidiyor, Mahkemenin bayan hakimi " Evine, kocana dön yıkma yuvanı…" diye nesihat veriyor Kadın evine dönüyor, Bu sefer bıçaklanıyor… ... O pompalı tüfek ile ölen kız öğrencinin ailesi de Polise gidiyor " Koruyun kızımızı " diyor, Koruma yok… Savcıya dilekçe veriyor, Takipsizlik kararı… Anlayacağınız, Irz,mal mülk ve canımız Allah'a emanet! ... Ama… Herhangi bir adliye sarayına gidin, Filanca gazeteci bana " Hakaret etti" diyerek, Dilekçe verin de görün! Ertesi gün ifadeye çağırırlar gazeteciyi… ... Örneğin ben… Potansiyel suçluyum! Her satırım muhakkak hakerettir benim(!) ... Oysa yazdığım bir yazı yüzünden; Veya yaptığım haber nedeniyle, İntihara kalkışan,intiharı gerçekleşen Sokağa çıkamaz hale gelen, Ya da İflas eden, bi Allah kulu yok… Fakat ortada Bir "hakaret etti" gidiyor! Acaba dünya'nın hangi ülkesinde Yazdığı yazının içersinde, " Anası ne ki danası ne olsun"cümlesiyle, " Eli işte gözü oynaşta"cümlesi olduğundan dolayı Gazeteciye 3 yıl hapis cezası verilmiş? Var mı tanık olanınız? * (…) Yoktur… * Türkiye de var ama O da benim… * Öyle ya dünya ülkeleri, Gerici,yobaz ve faşist… Tabi ki gazeteciler özgür olacak… Türkiye gibi " İleri demokrasi " yok ki oralar da (!)
Mantık yürütün
Mantık yürütün
Bugün itibarıyla 30 gün kaldı… Otuz gün sonra dananın kuyruğu kopacak! Ali Çöpcü mü, Barış Ayhan mı, Mete Çağdaş mı? Şapka düşecek, kel görünecek! … Ben hala iddiamı sürdürüyorum… Bu seçim CHP adayı Barış Ayhan ile Benim aramda geçecek… Ve finişe yaklaşıldığında Atağa kalkarak, yarışı kazanan ben olacağım… … Beni bilenler bilir! Yıllardır ne yazdı isem Neyi öngörü yapmışsam, Beşinden birinde yanılmış, dördünü bilmişimdir… Bu sefer de bilen olacağım… Yanılma payım, yüzde 15… … Şimdi AK partinin küskün, kırgın ve kızgın Taraftarlarına sesleniyorum… Sakın ola ki Öfkenizi CHP'ye oy vererek geçiştirmeye çalışmayın Ki yoksa bir 10 sene daha CHP'den geri alamazsınız… Hadi alternatifiniz olmasa ne ise lakin ben varım… Aslına bakarsanız; Ali'ye kızan da,Barış'a kızan da tepkisini benim üzerimden vermeli… Yani oylarını bana vererek, Benim üzerimden partilerine mesajlarını vermeliler… … Şöyle ki AK parti adayı Ali Çöpcü nasılsa kazanamayacak… Çünkü Sinop'ta Zeki Yılmazer AK parti'den başkan seçildiği o dönem de Sinop'un zeki abisi pozisyonunda iken bile yazı mı tura mı ile zar zor başkan seçilmişti… Yine en son seçimde AK parti, CHP'den 4 bine yakın oy farkı yemişti. Hal böyle iken A sosyal biri olan,4 yıl il başkanlığı yaptığı dönemler de Telefonlara cevap vermeyen, arayanlara geri dönmeyen Partiden ofisine, ofisinden partisine gelip geçen Ali Çöpcü'ye mi? Oylarını verecekler? Akıl mantık alıyor mu bunu? Anlayacağınız Ali kardeşimiz, bulunmaz Hint kumaşı değil yani Onun için oylarınız boşa gitmesin… Verin bana da CHP'den seçim nasıl alınırmış Göstereyim herkese… … CHP adayı Barış Ayhan'a gelince… Bu kardeşimizde ne partisi tuttu Ne Sinop halkı nazarında beğenildi CHP Sinop tarihinde ilk kez bu kadar Vasıfsız ve halkta karşılığı olmayan bir aday çıkarttı. E Sinop halkı da 10 senelik başarısız bir yönetim gösteren CHP'li belediye olan öfkesini; " Bu sefer de hükümetten yana durarak yapalım "derse, Bu algıyı durduracak güçlü bir ekip de yok CHP'de… Öyle ise bu durumda ne yapmalı? CHP'li seçmelerimiz tercihini benden yana BAĞIMSIZ aday Mete Çağdaş'tan Tarafa kullanmalı değil mi? Kısacası sol kulağımızı sağ elimizle uzanarak, Sağ kulağımıza da sol elimiz ile uzanarak Tutmaya çalışmaya hiç gerek yok… AK partili de, CHP'li seçmenlerimizde Uzatsınlar ellerini ve tutup ellerimden Ayağa kaldırsınlar beni ki Türkiye Başkan görsün!
Ceziretül Uşşak
Ceziretül Uşşak
Irmak tanrısı'nın kızı… İlk Zeus aşık oldu sana… Söz verdi … ve de dokunmadı kızlığına! Alıp götürdü, bıraktı çok uzaklara… Yeşil ile mavi'nin şahitliğinde, Kaldın bakire… … Bugün her yanından Güneş doğar! Su istemez… Suyun içindedir zaten toprağın… Rüzgarlarını kapıdan kovsan, Bacadan girer! Doğu'dan Batı'ya, Güney'den Kuzey'e, Namın dört bir yanadır… Bu yüzdendir ki işte Tanrılar seni kıskanır... … Nice aşklar adını bıraktı üzerine… Ne sevdalar yandı tutuştu… Ve kül olup bitti sahillerinde… Uğruna kavgalar oldu… Yıkıldı,kırıldı her bir yanın… Yeniden inşanı yaptı Fatpator… … Tanrıça… Ey Zeus'un ilk gözdesi… Bakirliğin sultanı… Meryem ananın İsa mesihi gibi Sende oldun dokunulmazlığından! Şimdi ayakların anadolu, Kafan gövdenden uzak, Bedenin ise Ceziretül Uşşak… NOT: CEZİRETÜL UŞŞAK SİNOP DEMEK BU ŞİİRİMDE SİNOP'U ANLATTIM.
PUŞT
PUŞT
Ne günlerdi o günler… Ekmeğin file ile taşındığı, Soğutmanın buz ile yapıldığı, Kaldırımların toz çıkartmadığı şehirdik… ... Siyah beyaz'dı hayat! Neriman Köksal, Ayhan Işık ve Muzaffer Tema'lı yazlık sinemalarında Gizli aşkların yaşandığı bir memleketti… Ay düşmeden biz düşerdik sokaklarına… Pupa yelken olurduk Arnavut kaldırımlarında... Özgür çocukların şehri idik yani ... Ayşe teyze geçerken, Top oynamayı kesip, " Aman bir şey olmasın "diye Gözümüz gibi koruduğumuz, Saygı günleriydi o yıllar! ... Komşumuz aç iken asla tok yatmazdık… Sabriye abla iyileşmeden Hasta bakıcı olur, Eve dönmezdi Annem… Herkes birbirine kefildi mahallede Senet ne giremezdi… Öylesine güzel… Böylesine sağlam ilişkilerle Memleket gibi memleketti Türkiye… ... Elazığlı polis… Vanlı hemşiremiz… Urfalı öğretmenimiz… Diyarbakırlı doktorumuz… Mardinli savcımız… Adıyamanlı müdürümüz… Hakkârili komutanımız… Anlayacağınız, Doğulu idi bütün komşularımız… ... Ne kin vardı aramızda, Ne de kavgamız… Oğlumuz oğulları, Kızları kızımızdı… Şimdi ne oldu da Çıktık o 'zaman Tüneli'nden acaba? Kötü komşular edindik de… Nifak tohumları mı ektiler aramıza? ... Şimdi iki düşman kardeşiz… Aynı topraklar üzerinde açan İki ayrı renkte çiçekleriz! Tutsak birbirimizi, Bir kaşık su da boğacak kadar öfkeliyiz… Ne oldu birden bire böyle? "Barış "idi çocuklarımızın adları… Şimdi ise "Savaş" koyuyorlar isimlerini… Biri puştluk yaptı da bize! O kim işte? Onu göremiyor ülke !
Sessizce
Sessizce
Seçime bugün itibarıyla 21 gün kaldı… Yaklaşık 5 aydır alanlardayım… Kapı kapı dolaştım, Dolaşmaya da devam ediyorum… AKP ve CHP adayı için diyorlar ki " Güven vermiyorlar" Diyorum ki " O zaman oyunuzu bana verin " Bunu dediğim 5 kişiden 2'si gülümsüyor… 3'ü ise "şeref ve namus sözüm Oyumu sana vereceğim " diyor. Seçmen sayısına bakıyorum %87'si oy kullansa 12 bin oy almaya yakınım… … İsterseniz AKP'den analize başlayalım… Ali Çöpcü'nün İl başkanlığı handikabı var! 4 sene İl Başkanlığı yapmış, Lakin insanı almamış merkezine… Telefonlarını açmamış, arayanlara da geri dönmemiş… Yani vatandaş odaklı değil yakın çevresi odaklı Bir siyaset ile il başkanlığı yapmış… Bu yüzden seçmen ona kırgın ve öfkeli… E AKP'nin 17 yıllık yıpranışlığı da var. Ayrıca ekonominin iyi gitmemesi de Yine hanesine eksi olarak yazılıyor… Ve İl genel meclis başkanı sıfatı ile Girdiği KÖYDES seçiminde muhtarların bile Oyunu alamadı bu yüzden de CHP'li üye karşısında Seçimi kaybetti. İşte bütün bunlar bir araya geldiğinde, Ali Çöpcü seçmen nezdinde yok denecek kadar! … Gelelim CHP adayı Barış Ayhan'a… O da İl başkanlığından gelme… Belediye de meclis üyeliği yapmış Lakin CHP'li belediyenin başarısızlıkları Karşısında sessiz kalmış… Kendi çevresinden başka halk nezdinde yok. Kimse tanımıyor. Hatta çok kişi bana sordu Bende çıkarıp cep telefonumdan "Aha bu çocuk "diye fotoğrafını gösterdim seçmene Hiçbir misyonu yok… Babası dükkan açmış, üniversiteyi bitirince Gelmiş hazıra konmuş, oturmuş oraya işte… Anlayacağınız halkı tanımıyor,halk da onu! Hatta sanırım Sinop'un sokak aralarını da bilmiyor. Geçmişine baktığımızda adından söz ettirecek Hiçbir misyonu da yok. Sinop'a katkı sağlamayan bireylerden biri işte … Şimdi profili bu kadar düşük bu iki adayın İkisi de halka güven vermiyorlar… Yemin ediyorum rozetlerini çıkartıp İkisi gelsinler karşıma Uğur mumcu meydanında sandık koyalım ortaya İkisini dört ile çarpar, sekize katlarım… Lakin biri iktidarın gücü ile öteki de Ana muhalefetin Çıktılar karşıma… Bende bir garip, Allah'tan başka kimsesi olmayan Ama halkın yıllardır çok iyi tanıyıp bildiği bir kulum işte Bakalım 21 gün sonra şapka düşecek kel görülecek! … Sonlarken sizlere birkaç sorum olacak… MHP'nin adayını geri çektirdiler… Ülkücüler,adayları olmadan gidecek sandıklara… Kime verirler oylarını sizce? * İYİ parti'ye aday çıkarttırmadılar İl genel meclisinde de belediye meclisinde de CHP yer vermedi onlara Böyle ittifak mı olur? Peki İYİ partililer başkan adayları yok Şimdi kime verirler oylarını? * CHP'de kırgın ve kızgınlar bir hayli fazla Barış Karadeniz'in artık kulağının çekilmesinin Zamanı geldi geçiyor diyenler var. Bazı CHP'liler de Atatürk'ün çizgisinden çıkıldığını Biraz daha sola kayıldığını ileri sürüyorlar Ve bu yüzden ders vereceklerini belirtiyorlar CHP içindeki muhalefet kime verir oylarını sizce? * AKP'de öfke 7 başlı ejderha! Milletvekili Nazım Maviş'in büyük hataları oldu Sinop siyasetini merkezden ilçesi Boyabat'a çekmek İçin çevirdiği entrikaları, Sinop'ta simit satanlar bile konuşuyor… Tam seçim arifesinde görevden alınıp Onurlarıyla oynanan AK partililer, Söz verilip de aday yapılmayanlar, Adam yerine koyulmayanlar, Kuyuları kazılanlar,filan falan… Kime verecekler sizce oylarını? * Arkadaşlarım,hısım akrabam,dostlarım, Okurlarım,hayranlarım ve de en iyisi BAĞIMSIZ'lık diyenler kime verecekler oylarını sizce? Kapatın gözlerinizi bir düşünün… Biri gelip gözlerinizi açacak sessizce!
MİRAS
MİRAS
Bak çocuğum! 38 Yıllık gazetecilik hayatımda; Bütün arkadaşlarım maaşlı, sigortalı iş bulurken, Ben hatır, minnet ve rica buldum... … Meslektaşlarım ev, araba sahibi olurken; ben mahkeme, tazminat ve düşman sahibi oldum! Satış ne bilmedim. Ne sattım haberimi, ne de satıldım… Bir tarih oldum, nesli tükenmeye yüz tutmuş! Ve oturdum kaldım raflarımda! … Ne bir işadamı dostum oldu Beni maaşa bağlayacak, ne de torpil geçecek cemaatim. Her sıkıştığımda yine rahmetli anamdan almıştım yardımı... Yılların birikimi olan anılarımı kitaplaştırayım dedim en son param da gidince tazminata, bir başka bahara kaldı kitabım... … Yani senin anlayacağın bir boş beşik, sallandı durdu hayatım! Hangi yola koyulsam, yokuş başında bitti adresler! Kime dayı dediysem, üvey evlad kaldım ortaya! … Bir gazetemi kapattılar, ötekini açtım. Vergimi almasını bildiler ama emekli etmeyi görmemezlikten geldiler. Ben ise yine pes etmedim. Demek istediğim bitanem Bir insan bu kadar uğraş verir de hayatı boyunca ve de daldan dala konupta aç mı kalır sonunda? … Bak çocuğum! Sana pahalı hediyeler alamadım. Ev sahibinin ayak seslerini dinlemekle büyüttüm belki ! Fakat senin boynunu bükecek hiç bir yanlış yapmadım. Miras konusu çıkınca ortaya göreceksin! O kadar da düşünmedim değil seni, yarın öbür gün anlarsın! Sana miras olarak bir " ONUR " bıraktım Tamamı 38 dönüm!
KARAR
KARAR
Hadi eskiden TV filan yoktu...Bilgisayar'ın ise adı ne bilinmiyordu...Cep telefonunu derseniz,uzaylılar kullanıyordu (!)Bu yüzden " Reklam "Amerika'nın keşfi kadar önemli idi.Fakat şimdi öyle mi?İçimiz TV, Kucağımız Bilgisayar...Cepimiz de Telefon dolu..Affedersiniz ama...Osursanız biliniyor artık (!)...E o zaman bu liderlerNiçin geziniyorlar kiO şehir senin, bu şehir benim...Gürültü ve çevre kirliliğinden başkabir şey değil yaptıkları...Kullansanız ya işte teknolojiyi...Zaten her TV kanalında;7/24 çıkıyorsunuz karşımıza...Üstelik şimdi reklamlarınız da dönüyorYok " Derman Belediyeciliği "Yok " Memleket işi gönül işi "(...)O reklamlara verdiğiniz paralar ileOkul açar,hastane yaptırırsınız be...Hadi ondan geçtik...Şehir şehir ne geziyorsunuz ki?Hele bir de gelişiniz,hafta sonuna denk gelirse...Etraf polis kaynıyor,ve tüm giriş çıkışlar tutuluyor...Vatandaş soluk alamıyor kendi şehirlerindeBoğuyorsunuz ziyaretlerinizle...Yapmayın bunu...Yiyorsunuz küfürleri haberiniz yok!...Ne yani şimdi ben Kılıçdaroğlu gelince,Dinleyip de kararımı mı değiştireceğim?Erdoğan gelince,Vaz mı geçeceğim?Bahçeli gelince," Ölürüm de bundan başkasına oyumu yar etmem" mi diyeceğim?Yoo...Aklım fikrim çok şükür yerinde...5 ay önceden verdim di kararımı...31 Mart'ta da tasdik ettireceğim!...Ben Google'yi tanırım arkadaş...Soruyorum her şeyi ,söyleyip gösteriyor banaBütün Belge de bilgi de onda!Kim dün ne demiş,bugün ne diyorKıvıranları buluyorsun anında!Onun için boşuna yormayın kendiniziHalk kararını verdi çoktan!
BAGAJDAKİ ALLAH!
BAGAJDAKİ ALLAH!
Bir gurup sarhoş,Arkadaşlarından birini eve bırakacaklardı.Şoför olanının annesi, Dikkatli olmaları konusunda uyardı onları ve" Allah sizinle olsun "dedi.O da döndü annesine dedi ki:" Allah'ın yeri yok arabamızda…Eğer Allah bizimle gelmeyi çok istiyorsaArabanın bagajına girsin "...Ve kahkahalar atarak uzaklaştılar oradanÇok değil, birkaç saat sonra haber geldi Anne'ye…" Oğlun kaza geçirdi ve öldü "İlginç olan ise…Araç paramparça olmuş amaBir tek bagajına hiçbir zarar gelmemiştir.Hatta bagajda bulunan bir sepet yumurtadanBir tanesi bile kırılmamıştır…Bu örnek bize şunu hatırlatıyor." Allah'ı unutanlar,O'nunla eğlenenler er ya da geçCezalarını bulurlar!Müslüman geçinerek,Hıristiyanlığa hizmet edenler deAllah yolunda ve İslam'ın izinde yürüyenlerinElbet gazabına uğrayacaktır!...Bugün Türkiye de İslam'a hizmet ediyormuş gibi görünüp deKendi nefislerine hizmet edenler vardır.Daha önce de yazdım…" Ben dün de Allah yolunda idimBugün de olacağım yarın da...Bana diyorlar ki:" sen korkmadan nasıl yazıyorsun öyle? "Bende onlara şu cevabı veriyorum" O'nlar kim ki korkayım Ben bir tek Allah'tan korkarım"Çünkü içinde Allah korkusu olanYalan konuşmaz, iftira atmazZulüm dersen hiç yapmaz…En önemlisi vatanını satmaz…...Bugün Türkiye,Vatanına ihanet edenlerle doldu!Oysa Allah kitabı Kuran'ın Nisa suresi 107 ayetindeŞöyle buyurmaktadır…" Kendi nefislerine ihanet edenlerden yanaMücadeleye girişme…Hiç şüphesiz Allah,İhanette ilerlemiş günahkârları sevmez "*Çünkü Allah insana şah damarı kadar yakındır.Şehit kanı ile sulanmış bu topraklar üzerindeŞeytan tohumu ekip, Günah lokması yutanlar…Zuhruf suresi 77.ayetinde belirtildiği gibi… Cehennem bekçisine:" Ey Malik! Rabbin artık bizi öldürsün "diye sesleneceklerMalik de " Siz böyle kalacaksınız "diyecek.Yanacaklar yaniCehennem ateşlerinde…
Daha arkası var gibi!
Daha arkası var gibi!
Aday listelerinin İlçe Seçim Müdürlüğüne teslim edilmesinin ardından istifasını açıklayan Sinop'un Gerze CHP İlçe Başkanı İlknur Kara'nın sonrasında ilçe teşkilatında istifalar devam ediyor. CHP'li 12 isim, Gerze İlçe Teşkilatındaki görevlerinden istifa ettiklerini duyurdular. İstifa eden isimler şöyle: Fahrettin Ergün, Sinan Büyük, Sakinur Kökdemir, Taner Çellek, Celal Özdemir, Alaattin Ünal, Mustafa Ünal Tiryaki, Zühal Tuzcuoğlu, Erdal Ergün, CHP Kadın Kolları Başkanı Aydan Gürses, Deniz Kaykıl Büyük ve Gülen Ergün. İlçede bu istifaların Mevcut Belediye Başkanı ve CHP adayı Osman Belovacıklı'ya zor günler yaşatacağı ileri sürülüyor.
İlerisi için lazımdı!
İlerisi için lazımdı!
Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu çeşitli programlara katılmak üzere Sinop'a geldi. Beraberinde AK parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş ve Sinop Valisi Köksal Şakalar ile birlikte Sinop'ta yapılması düşünülen 10 bin kişilik stadyumun temelini atan Bakan Kasapoğlu "ailelerin çocukları ve gençleri spora teşvik etmesi gerektiğini belirterek, "Kadınlar toplumun mimarı. Anneler, eşler çok önemli. Çocuklarınızı, gençlerinizi, eşlerinizi sizler spora teşvik edeceksiniz" dedi. DOĞRU KARAR YANLIŞ ADRES Öte yandan eski stadyumun yıkılarak yerine yeniden 10 bin kişilik stadyum yapılmasının çok doğru bir karar olduğunu belirten Sinoplular " Bu Sinop için çok güzel bir karar.Lakin stadın eski yerinde yeniden inşası değil Sanayi bölgesi taraflarında yapılması daha uygun olurdu.Sinop göç alan bir il olmaya başladı bugün nüfusumuz 53 bin 5 -10 yıl sonra 153 bin olacaktır.Onun için şehir dışarıya doğru taşınacaktır.Bu nedenle yeni stadyumun da yeni Sinop bölgesine yapılması daha mantıklı olurdu diye düşünüyoruz"dediler.
HAVA DURUMU
Gün
Bugün
Sıcaklık
6°C / 3°C
Durum
Karla Karışık Yağmurlu
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
03:58
Güneş
05:37
Öğle
12:45
İkindi
16:31
Akşam
19:39
Yatsı
21:11
PUAN DURUMU
Sıra Takım O G M B Av Puan
ANKET
TÜMÜ

Sitemizi Nasıl Buldunuz.?